yukarı git
Kısaca kim miyim?

Yaratılmış herkes gibi bir KERVANCI; kendi yükünü taşıyan!

Bir Adam (Malcolm X-Malik El Şahbaz)

Şub 23.2020
Önceki gün Malcolm X’in şehadet yıl dönümüydü arkadaşlar. Tam 55 sene evvel bu günlerde, “kimsesiz, arkasız, yapayalnız” kardeşleri...
Devamını oku

Aman Allah’ım!

Oca 29.2020
Cenabı Hakk’a ne kadar şükretsek az. Bizi müslümanlardan kıldı. Bizi yeryüzünün en güzel topraklarında dünyaya getirdi. Az önce bir ar...
Devamını oku

Üç Domates

Oca 16.2020
Sordum: – Anne bu gün domatesleri satamazsan eve ekmek götüremeyeceksin.. Üzülürmüsün? – Neden üzülecekmişim, diye şaşkınlı...
Devamını oku

GİT

Ara 10.2019
Burda rüzgâr ılık eser, Güneş yakmaz hiç bir zaman. Mûsikîdir bütün sesler, Berrak göğe kardeş duman… Yalnızlıklar inzivâdır, ...
Devamını oku

Mağaradakiler

Ara 01.2019
Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına acık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri z...
Devamını oku

BU YAZI BİR İLLÜZYON DEĞİLDİR, HAKARET İÇERMEZ.

Ara 01.2019
Ya kandırılmışsak! Ya gördüklerimiz bir illüzyonsa! Zaman zaman inanageldiklerimizi farklı perspektiflerden değerlendirmekte fayda var. Yirmi...
Devamını oku

Abi yani Kemal Kacar Tunalı – 4. Bölüm (SON)

Kas 16.2019
Abi yani Kemal Kacar Tunalı. “Bugün burç İslam’dan yana dönmüştür artık. Hakk ile bâtılın mücadelesinde “hakk bâtılı bir at baş...
Devamını oku

Kemal Kacar Tunalı – Abi 2. Bölüm

Kas 16.2019
Doğru, uğrunda bir ömür vermeye değecek kadar değerlidir.” Şehzadebaşı’ndan Fatih’e yürüyerek gittiler. Baba ve oğul. Halil bey titi...
Devamını oku

Mehdilerin Savaşı

Kas 12.2019
Beş altı sene evvel aslen Afrikalı ama benim yavru vatanım Mauritius’ta yaşayan bir kardeşim geldi Türkiye’ye. Sufî bir hafız. Zaman zama...
Devamını oku

Ulu Önderimiz

Kas 11.2019
İyi ki varsın. Sen olmasaydın insanlığın hâli nice olurdu! Senin doğum gününü kutlamak için sağlam bir hadîse değil sağlam bir kalbe i...
Devamını oku

BU DA GEÇER YA HÛ

Kas 08.2019
Hikaye bu ya, Padişah vezirine “Lala demiş, bana öyle bir kelime söyle ki hüzünlüysem o kelimeyi hatırladığımda hüznüm geçsin, sevinç...
Devamını oku

Ahmet Kemal ÖNCÜ Kimdir?

Ağu 04.2019
Bendeniz 1974'ten beri babam ve annemin 3'üncü çocuğu, abimin ve ablamın kardeşiyim. 1980'de kardeşimin abisi olsum. Aynı sene ilkokullu, 1985...
Devamını oku

Korkmayın, Düşünün!

Korkmayın korkmayın herşeyi dökecek değilim ortaya. Evet kızgınım biraz ama burası benim hesaplaşma yerim değil. Seçim bitti. Olanlar oldu. Afrika’daki yüzlerce yetim, binlerce tâlip bizi beklemekte. Sizin dünyanızdan kaçıp cenneti bulduğum yer orası. Beni tek üzebildiğiniz nokta; sizi sizden ve içinizdeki düşmanlarınızdan “korumak” için yaptığım her hamlemde soluğu 80 yaşındaki babamın yanında almanız. Susmadığım ya da yazmaya son vermediğim takdirde üzüleceği, ömrünü verdiği, elleriyle inşaa ettiği, binlerce talebe yetiştirdiği müesseselere “giremeyebileceği” gibi tehdit vari sözlerle O’nu üzmeniz. Ne yapalım. Bu da benim ödemem gereken bedel olsa gerek. Evet, kıymetli arkadaşlar. Öncelikle söyliyeyim, bendeniz safkan bir Maturidi ehli sünnetiyim. Yani “naklin ışığında aklı, aklın ışığında nakli” savunanlardanım. Sanıyorum “yüzde yüz itaat” kültürünüzle uyuşmayışımın fikirsel temeli bu. Ebu Hanife aşığıyım. Yani “nass, hadis, sahabe ictihadı, kıyası fukaha ve icmayı ümmetin” yanına kutsallaştırılmış “emirleri, sultanları,...

Devamını oku

Üç Domates

Sordum: - Anne bu gün domatesleri satamazsan eve ekmek götüremeyeceksin.. Üzülürmüsün? - Neden üzülecekmişim, diye şaşkınlıkla yüzüme baktı kaldığım evin önünde yol kenarına oturmuş, sükûnetle örmekte olduğu sepeti ve bahçesinden topladığı bir iki domatesi satıp evine un götürmeyi uman Afrikalı anne. Benim herşeyim var Allaha şükür...

Devamını oku

ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN AMA…

Öğretmenler ve öğretme makamında olan herkes, büyük küçük hepinizin ellerinden öpüyorum. Gününüz kutlu olsun. Ancak sanıyorum bişeyleri tam yapmıyor, eksik bırakıyoruz. Ki sonuç ortada. Bahaneler bir tarafa, ne ekiyorsak onu biçiyoruz. Tabiki malzeme kötüyse usta ne eylesinin bilincindeyim. Ama derdimi ancak size anlatabilirim. Geçenlerde Kapadokya'daydık. Muazzam bir bölge. Harikulâde manzara karşısında büyülendim. Böyle bir coğrafi güzelliğin bizde oluşuyla iftihar ettim. Ülkeme bir kez daha aşık oldum. Ancak o zarif ve görkemli "peri bacalarının" arasında mest olmuş gezerken ne göreyim: ok yemiş kalp işareti ve "mehtap seni seviyorum!" Sonra bir başkasında başka bir yazı. Bir ötekisi, bir diğeri...

Devamını oku

ALLAH’A ŞİKAYET ETTİM

Bendeniz elim kalem tuttu tutalı kendimce yazar çizerim. Şiire düşkünlüğüm vardır. Hâlâ pek beceremesem de iki kelimeyi bazen bir araya getirebildiğim olur. Ancak Bilge Adam Abi’den ve babamdan bu yönde teşvik görmeme rağmen yatılı okuduğum dönemlerde, kaldığım kurumdaki hocalarımın cahilane baskıları altında o kadar çok ezilirdim ki her yazdığım şiirden sonra neredeyse bir tesbih namazı kılmak ister, Rabbimden beni affetmesini dilerdim. Gizli saklı okur, gizli saklı yazardım. Şaka değil gerçek bunlar. Neden? Çünkü şiirle meşgul olmanın fuzulî işler olduğu dikte edilirdi zihinlerimize. Edebiyatla uğraşanlara, resime, sanata, musikiye meyli olanlara pek iyi gözle bakılmazdı. Vaktaki “Hz Ebu Bekir Divanını” gördüm. Fikir dünyam değişti. Ne zamanki Hz Ömer’in bir şair ve söz ustası olduğunu öğrendim, bende inşa edilmeye çalışılan köhne fikirleri yerle bir ettim. Sultan Fatih’in kendi portresi için Bellini’yi İstanbul’a davet etmesi düşünce...

Devamını oku

Mağaradakiler

Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına acık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri mümkün. Yalnız karşılarını görebiliyorlar. Arkalarından bir ışık geliyor. Uzaktan, tepede yakılan bir ateşten...

Devamını oku

BU YAZI BİR İLLÜZYON DEĞİLDİR, HAKARET İÇERMEZ.

Ya kandırılmışsak! Ya gördüklerimiz bir illüzyonsa! Zaman zaman inanageldiklerimizi farklı perspektiflerden değerlendirmekte fayda var. Yirmibirinci yüzyılda yaşıyoruz; algıyı kim yönetiyorsa zihinlere de onlar hükmediyor. Belki de bu yüzyıllar boyunca böyleydi. İllüzyonlarımız inançlarımız oldu. İnançlarımız takıntılarımız. Takıntılarımız yaşam biçimimiz. Yaşam biçimimiz düşünce tarzımız. Düşünce tarzımız da bizden daha uyanık olan mihrakların bizi kullanabilmesi için birer fırsat. Neden olmasın? Eğer böyleyse hiç kimseye kızmıyorum. Çünkü onlar da bir önceki nesillerin muhtemel kurbanı oldular. ********* Bugünkü mevzum tasavvufa dair arkadaşlar. Kocaman, derin ve biraz da gizemli bir konu aslında. Ama ben ne derine inmek ne de gizemli kapıları açmak niyetindeyim. Konuyla ilgili doğrudan birkaç fikrimi paylaşıp müsade isteyeceğim. Sözlerim ne illüzyon ne de hakaret içerir. Rahatlıkla okuyabilirsiniz. Ben kardeşinizin bir yanı sufi olsa da “güncel sufi akımlara” mesafeliyim. Bu konuda daha çok tarihte kalmayı tercih ediyorum. Zühd ve takvanın, mahfiyet ve fedakarlığın öne...

Devamını oku

Mehdilerin Savaşı

Beş altı sene evvel aslen Afrikalı ama benim yavru vatanım Mauritius’ta yaşayan bir kardeşim geldi Türkiye’ye. Sufî bir hafız. Zaman zaman kıymet verdiğim dostlarımı davet ederim can vatanımıza; gelsinler, bizim kadim medeniyetimizin izlerini görsünler, karşılıklı olarak bir bilgi ve tecrübe değişimi yapalım da Dünya’ya birinci elden ilim ve irfan sevkiyatı daha kolay olsun diye. O da bu kıymetlilerden birisiydi. Memleketimizin en güzel muhitlerini gezdik. En güzel derelerden geçtik, en güzel çaylardan içtik. Mevzulardan mevzulara daldık. Seyahatimizin bitmesine doğru bir ara bana çok özel ve önemli bir bilgi vermek istediğini söyledi. Tabiki dedim, dikkat kesildim söyleyeceklerine. -Ahmet biraz sonra söyleyeceğim hakikatı biz sadece çok sevdiklerimizle paylaşıyoruz. Bu seyahattimde sana güvenebileceğimi anladım. Biliyor musun benim şeyhim “Sahibi Ahir Zaman, O’nun şeyhi de Mehdiyi Ali Rasül!” Hımm dedim güldüm. Tabiki daha evvel de bir...

Devamını oku