yukarı git

Aman Allah’ım!

Cenabı Hakk’a ne kadar şükretsek az.

Bizi müslümanlardan kıldı.

Bizi yeryüzünün en güzel topraklarında dünyaya getirdi.

Az önce bir arkadaşım Çin’de bir marketten görüntüler gönderdi.

Alışveriş için binlerce insan o açık markette.

Aman Allahım!

O nasıl bir yer öyle!

Ve o insanlar gerçekten insan mı!

Tezgahlarda öbek öbek yemeklik fareler.

Yılanlar.

Kafeslerde ızgaralık köpekler ve kediler.

Binbir çeşit sürüngen, akrep, çiyan, böcek…

O zavallı kediler ve köpekler masum masum insanların gözünün içine bakıyor “nolur bizi yemeğin” der gibi.

Arkadaşlar,

Bendeniz her zaman söylerim “inançlar dayatılamaz. Fikirler dayatılamaz.”

Ancak “ahlak” insani bir meseledir.

Her kes için mecburidir, dayatılır.

Bu iş de “yeme içmenin ahlakıyla alakalı bir iş.

Ben böyle inanır, böyle söylerim.

Zarar veren gıdalar, çirkin yiyecekler ve vicdanen insanı sarsıcı hayvan katliamları bir millet içinde asla olmamalı.

Alkol zararlıysa kaldırılmalı mesela.

Fare, domuz, yılan, böcek, köpek gibi gerek hastalık taşıyan, gerekse insan tab’ına uymayan habis yiyecekler yasaklanmalı.

Üretilen yiyecek ve içeceklerdeki zararlı kimyasallar engellenmeli.

Neslimiz bu tür gıdalardan uzak tutulmalı.

Ne var ki bunda, mümkün değil mi isteklerim?

Bence bilinçli bir toplumsak mümkün.

Meseleye dînî perspektifimden bakmıyorum. İnsanî çerçeveden bakıyorum.

“Milletlerin azgınlığı daima felaketlerle sonuçlanır.”

“Ahlakta azgınlık, yeme içmede azgınlık, eylem ve söylemlerde azgınlık; sonu iyi değildir.”

Haddi aşmaktır.

Yaratılış kodlarına aykırılıktır.

Neticesi felakettir.

Neyse.

Şükür ki Türkiye’deyiz ve müslümanız.

Tam olmasa da bi miktar bu tür tehlikelerden uzağız.

Ya müslüman olmasaydık ne olurdu halimiz!

Ahmet Kemal Öncü/İstanbul/Mauritius/Afrika

www.ahmetkemaloncu.com

Yorum Yaz