yukarı git

Üç Domates

Sordum:

– Anne bu gün domatesleri satamazsan eve ekmek götüremeyeceksin.. Üzülürmüsün?

– Neden üzülecekmişim, diye şaşkınlıkla yüzüme baktı kaldığım evin önünde yol kenarına oturmuş, sükûnetle örmekte olduğu sepeti ve bahçesinden topladığı bir iki domatesi satıp evine un götürmeyi uman Afrikalı anne. Benim herşeyim var Allaha şükür…

– Herşeyin mi var?

– Evet dedi ve gökyüzüne baktı. Bak evlat, bizi yaratan Allah bize sahip olabileceğimiz herşeyi vermiş diyerek güneşi gösterdi.

– Sahip olduğunuz herşey… ?

– Üzülürsem nankörlük etmiş olurum Allaha… Her sabah uyandığımda bu güneşi görüyor ve Allahı hatırlıyorum.

“Yıllar var nice hatıralarla dolu bu kıtada geride bıraktığım ama hala bu sade, bu yalın, bu temiz kalpli insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor.”

Devam etti:
– Sağlığım var; yaşıyorum.
Çocuklarım var; mutlu oluyorum.
Ağaçları, çiçekleri, hayvanları sevebiliyorum. Aklım var; düşünebiliyorum.
Duyabiliyor, konuşabiliyor, dilediğimi söyleyebiliyorum.
Bu gün bir domatesi satamasam nolur ki! En fazla bir kaç günümüz ekmeksiz geçer o kadar!

Duygulanmadım dersem yalan olur.

-Anne dedim, sen bu domatesleri bana ver ve yarın da ne kadar domates toplayabilirsen getir hepsini satın alacağım. Komşularının bahçesindeki domatesler dahil.

Tamam dedi. Mütevekkil bir eda ile domatesleri elime tutuşturdu. Yarım ekmek parası bile etmeyen ücretini ödedim. Oradan ayrıldım.

Ertesi gün sabah erkenden merakla dün konuştuğum o koca kadının ne kadar domates getirdiğini görmek için yanına gittim. Söz vermiştim ya, ne getirirse alacaktım.

Ne var ki yine üç adet domates getirmişti oraya.

Ahmet Kemal ÖNCÜ/ Afrika Günlüğü

Yorum Yaz