yukarı git

Hangisi Sizin Özel Kahramanınız?

Geçenler de eşim hanımefendi sordu:

– Ahmet, biliyorum Eshabı Kiramın tamamına hayransın. Ama “sahabelerden dört halife hariç gönlünde, fikrinde öne çıkan, daha çok sevdiğin, özellikle hayranı olduğun birisi var mı?”

– Tereddütsüz “Abdullah Bin Mesud ( R.A)” dedim.

Ve sebeplerini anlattım. Hayranı olduğum özelliklerini dilim döndüğünce saydım.

Bilindiği üzere dünya tarihi bu kadar çok güzel seçkin insanı bir arada görmemiştir.

Peygamberimizin arkadaşları öylesine göz alıcı karakterlerdi ki “doğruluğu, dürüstlüğü ve bilgeliği” onlar kadar saf ve temiz olarak yaşayabilen başka bir zümre gelmedi. Hepsi de birbirinden eşsiz karakterler. Yeryüzünün en mükemmel kadrosu.

İşte benim de bu güzide peygamber dostları içinde en hayran olduğum kişi “Hulefai Raşidin hariç” Abdullah İbni Mesud’dur.

Neden?

İlimde ki dirayetinden.

Bildiklerini uygulamadaki kararlılığından.

Öğretmedeki ustalığından.
İman ve fikrindeki karakterliliğinden.

Hukuk ve tefsirdeki metodolojik yaklaşımından.

Ve tabiki sîreten Allah Rasülüne en çok benzeyen sahabe oluşundan…

Zaman zaman bu mahfilden irtibatta olduğum tüm dost ve kardeşlerime acizane tavsiye ve ricalarda bulunuyorum.

Evvelce defaatle üzerine bastığım bir ricamı tekrar etmek istiyorum.

Sahabeler bizim gerçek rol modellerimizdir.

Onlar gerçekten örnek insanlar.

Hepsi de şaşılası derecede sıra dışı karakterler.

Mertlikte eşsizler.

Özü sözü bir olmada benzersizler.

Fedakarlıkta rakipsizler.

Sevgide, merhamette dilere destanlar.

Baba olmada, anne olmada, evlat olmada, arkadaş olmada, kardeş olmada, hata yapmada, hatasından ders çıkarıp tevbe etmede, gönül almada, vefalı olmada birer şampiyonlar.

Civan mertlikte her biri bir kahraman.

Çalışkanlıkta tarih başka örneklerine pek az rastlamıştır.

Hasılı hepsi adam.

Hepsi hâzâ insan.

Bu kadar güzel insanı bir arada görmek olası değil.

Dolayısıyla adam kıtlığının dip seviyede yaşandığı asrımızda sahabelerin varlığı bizim için bulunmaz bir fırsat.

Bir nasihat mı istiyorsun dilediğinin kapısını gönül rahatlığıyla çalabilirsin.

Bir hocaya mı ihtiyaç duydun, bir mürşide mi muhtaçsın varıp dilediğinin önünde diz çökebilirsin.

Bizler Peygamberimize nasıl ümmet olunacağını onlardan öğrendik.

Onları tanımazsak, bir nebzecik onlar gibi olmaya çalışmazsak ayıp olmaz mı?

Olur.

Hem de çok ayıp olur.

Korkarım onlarsız bir ömrün sonu her iki dünyada da sıkıntılı günlerin bizi beklemesi demektir.

Dostlar,

“Gerçek kahramanları olmayanlar sahte kahramanların tuzağından kurtulamazlar.”

Gerçek kahramanları olmayanlar sahteleriyle avunmak durumunda kalırlar.

Yavan adamların peşinden giderler.

Ve çıkmaz sokaklarda oyalanıp dururlar.

Attıkları her adımda tarih boyunca gelecek tüm insanlığa örnek olma şuurunda olmuş bir kadro var karşımızda.

Bu itibarla bizim de bize İslam’ı aktaran o eşsiz kadroya koşulsuz bedelsiz vefa borcumuz var.

Bu borca istinaden bugün bir rica ve tavsiyede bulunmak istiyorum ben de siz kardeşlerimin anlayışına sığınarak.

Hayatınızın baş tacı olan bir sahabe belirleyin tez elden “benim kahramanım o” diyeceğiniz.

Rasülullah’a onun penceresinden bakmaya çalışacağınız.

Size gecede gündüzde, hazerde seferde örnek olacak.

Rol modeliniz olacak.

Aklınıza geldiğinde özleyeceğiniz, dualarınızda onsuz yapamayacağınız size özel, ailenize özel bir sahabeyi, yaşamınızın her merhalesinde dost edinin.

Ve çocuklarınıza onların isimlerini verin.

Evlatlarınızı onların hikayeleriyle büyütün.

Gençlerinizden onlar gibi olmalarını bekleyin.

Yapabilirsiniz bunu.

Göreceksiniz hayatınız çok daha anlamlı olacak.

Merak etmeyin kahramanınızı bulacaksınız.

Genç, yaşlı, zengin, fakir, kadın, erkek, alim, abid hiç farketmez.. Hayat sizi hangi kategoride konumlandırırsa konumlandırsın orada, Mekke’de, Medine’de, Şam’da, Kahire’de, Çin’de veyahut İstanbul’da sizi bekleyen bir sahabeniz var.

Tabi bunun için önce tüm sahabeleri iyi tanımak gerekiyor. Tanımak için okumak ve bilenlere sormak gerekiyor. Hepsinden önce hakikaten bu işlere harbice, gönülden merak gerekiyor.

Benim kahramanım Allah Rasülü’nün gözü gibi sakındığı sahabelerden Abdullah İbni Mesud.

Ya sizin?

Kardeşiniz Ahmet Kemal Öncü/İstanbul-Afrika-Mauritius

www.ahmetkemaloncu.com

******

Ders veren sözlerinden ikisi:

“Harama dalıp zengin olmaktansa, dürüst bir fakir olmayı tercih ederim; Allah’a isyan ederek insanların gözünde şeref kazanmaktansa, O’na itaat edip mütevazi kalmayı tercih ederim.”

Abdullah ibni Mesud “Herhangi biriniz sakın imme’a olmasın!” dedi. “İmme’a nedir?” diye sordular.

O da:

“İmme’a, “Benim şahsi görüşüm yoktur. ‘İnsanlar ne yaparsa ben de öyle yaparım’ diyen, dinini, imanını insanların anlayışının peşine takan, delil ve burhan aramaksızın körü körüne onlara tabi olan kişidir.” diye cevapladı.

Yorum Yaz