yukarı git

AFRİKA’DA YAPILACAK YANLIŞ HAREKETLER

Çok tecrübeli bir adam değilim ama sanıyorum Afrika konusunda ortalamanın biraz üstünde olduğumu söylesem kibir sayılmaz. Elbette uzun yıllar içinde adım adım, karış karış, dağ bayır, insan insan kendi çapımızda bir tecrübe sepetimiz oluştu. Ve bu birikim kıta insanıyla ilgili bizde faydaya matuf bir davranış biçimi, zaruri bir tavır meydana getirdi. Buradan cesaretle izin verirseniz birkaç kayda değer şey söylemek istiyorum bugünkü yazımda sizlere. Esasen meramım biraz Afrika’ya pek bi düşkün STK lar için ve biraz da Afrikayı bilmeyen acemi Afrika yardım severleri için. Olaki kendiniz dahil bir gün bir Afrika seyyah adayıyla karşılaşırsanız gönül rahatlığıyla bu yazdıklarımı paylaşabilirsiniz onunla. Konuyla ilgili aklımdaki her şeye değil sadece birkaç şeye temas edeceğim. O kadar. 1-) Son zamanların modasıdır, Afrika’da yetimhane açmak isteyenler oluyor. Arkadaşlar, Afrika’da başında duramayacağınız,...

Devamını oku

Yıllar İçinde

Size de olur mu bilmiyorum.  Bazen çıkıp bir gün boyu sokaklarda tek başıma yürümek gelir içimden. Yürümek, gezmek, hiç bir kimseyle konuşmadan tarihin ve çocukluk yıllarımın kucağında dolaşmak gelir. Kitapçılara uğrar, o dükkan senin bu kaldırım benim yürürüm. Yorulunca da bir cadde üstü kafesinde oturup insanları seyretmek isterim.  Ve tabiki bu hal içre kaç saat geçtiğini bilmeksizin düşünmek, düşünmek, düşünmek. Evvelce cümbür cemaat işleri pek severdim.  Cümbür cemaat seyahat etmeyi, cümbür cemaat iş yapmayı, bir şeyleri başarmayı çok severdim.  Şimdilerde artık Afrika’nın sizi ilahiler ve danslarla karşılamaları müstesna çok sesliliği kafam götürmez oldu. Hayat fazlasıyla gürültülü patırtılı. Umreye bile kimsesiz gitmeği istiyorum.  Eşim ve ben, o kadar. Gitmeliyiz.  Tek başımıza Harem’in mermer zemininde kaybolmalıyız. Hangi sütunun altında Rabbin’le baş başa kaldığını kimseler bilmemeli. Medine’de Rasülünün evine sığınıp kâlp deryasının derinliklerinde gezmelere çıkmak istediğinden bir...

Devamını oku

Küçük İşlerin Adamı

Bendeniz küçük işlerin adamıyım. Büyük işler başımı döndürüyor nedense. Ürkütüyor. “Kocaman(!)” meselelerin gölgesinde kalmış, basit ama hayatî problemleri çözen o sessiz kahramanları kendime daha yakın hissediyorum. Hatta daha çok saygı duyuyorum. Mesela ömrü boyunca memleketi kurtarıp duranlardan daha çok “bir yetimin gönlünü alanları takdir ediyor, yaz ya da kış penceresinin önüne gelen kuşlarla dost olan o zarif kalplileri daha çok seviyorum. Sessizce bir fakiri kollayıp bunu hiç kimseye çaktırmadan icra edenlere imreniyorum. Yüz yıldır ekosistemi kurtaran formülleri üretmekle meşgul “pek yoğun” bilim adamı ya da siyasetçileri değil de üç kuruşa aldığı bir fidanı evladıyla birlikte nereye dikeceğini konuşan babaya daha çok hürmet ediyorum. Dünya’ya huzur ve güven reçeteleri sunanlar sıkıcı ve çekilmez geliyor bana. Büyük nutukları sevmiyorum. Beylik cümlelerden hoşlanmıyorum. Sözlerin bile en sadesi, sesce az, anlamca çok olanları ilgimi çekiyor. Belki...

Devamını oku

Bu Kavga Bitmez

Sordum: bu kavga Hilal ve Haç’ın kavgası mıdır? Hayır dedi Bilge Adam. Bu, Hilal ve Şeytan’ın kavgası. Şeytan insanoğlunu kandırmak için bazı oyuncaklar kullanır. Haç da Batı için bir oyuncaktır. Susması için bir emziktir. Ağzından alındığında ağlaması için bir biberon. “Batı” bir bölgeden çok, bir fikri ifade eder evladım. Elbette insanlar topyekün kötü ve topyekün iyi olmaz. Nasıl ki İslam denince müslümanların tamamının hal ve gidişatı kastedilmiyorsa Batı denince de Batı’dakilerin tamamı kasdedilmez. Ancak fikir olarak Batı kötüdür. Hastalıklıdır. Arızalıdır. Zira biz İslam dışı tüm inanış ve mutluluk sistemlerine fıtri olmadıkları için bu gözle bakarız. Şeytanî olduklarını biliriz. Şöyle diyelim daha iyi anlaşılsın. Batı: Kapitalizm. Batı: Sosyalizm. Batı: Makyavelizm. Batı: Laisizm. Batı: Raicism.( ırkçılık) Batı: Siyonizm. Batı: Lgbt. Batı: Deizm. Batı: Ateizm. Batı: Satanizm. Batı: Nihilizm. Batı: Hedonizm. (hazcılık) Batı: Antiislamizm. ( islam karşıtlığı) Batı: Emperyalizm. (istilacılık) Batı: Koloniyalizm. (Sömürgecilik) Batı: Genosizm. ( Soykırımcılık) Batı: Anarşizm. Batı: Feminizm. Batı:...

Devamını oku

Bizim Gözümüzden

“Döner Kebap” Bir zamanlar Taksim’de bir dönerci vardı. Birden şöhret oldu. Günlük 500 kg döner satıyormuş dediler. ( şimdilerde 1000-2000 kg olmuştur heralde.) Biz de arkadaşlarla toplanıp o koca döneri görmeye gittik. Gerçekten de kocaman bir döner. İsmi de İslami bir isim. ( Söylemiyecem, reklam olmasın.) Döneri kesen ve servis eden herkesin ortak özelliği ise sakallı ve sarıklı ya da takkeli abiler olmasıydı.( o gün için çok yadırganacak bir durum tabi ) Bir günde en büyük döneri satıp bitiriyor olmanın “haklı” gururuyla döner kesmekteler. Herkeste onlara hayran hayran bakmakta. Yiyen de bakmakta yiyemeyen de...

Devamını oku