yukarı git

Bir Nesil Kaybolurken Biz Neredeyiz?

Lüzumsuz boş işlerle uğraşmak.

Faydasız bilgi ve sözlerle meşgul olmak.

Neticesiz, yaramaz şeylere meyletmek, gereksiz bilgi ve haberleri merak etmek, zamanını, emeğini gayesiz, hedefsiz iş ve meselelerle harcayıp heba etmek.

Kısaca bütün bunlara “mâlâyâni” denmekte.

Dinimizce men edilmiştir.

Rasülümüzce ikaz ve ihtara şayan görülmüştür.

Maalesef bugün toplumca içine düştüğümüz çukurlardan birisi bu; mâlâyânî çukuru.

Hasan Basri (R.Aleyh) “Allah’ın kulundan yüz çevirmesinin alameti, o kulun malayani (boş söz ve işlerle) ile meşgul olmasıdır.” Der.

Kıymetli kardeşlerim, bir teklifim var.

Bugün ya da en kısa zamanda herkes aile efradıyla bir araya geldiğinde bu bağlamda konuşsun. “Günümüzde Mâlâyani nedir” bunu tartışsın ve iyi ferdler, faydalı bireyler, idealist müminler olmak için kararlar alsın.

Biliyorum ekseriyetimiz böyle bir şey yapmayacak ama teklifi ve düşüncesi bile güzel.

Aslında bugün için başka bir mevzu üzerinden aklıma düşenleri kaleme almıştım. (Bu cümlelerimin ardından onları da ekleyeceğim)

Ancak özellikle son birkaç yıldır bazı kişi, kurum, kuruluş ve cemaatlerle ilgili o kadar çok gereksiz suallerle karşılaşıyorum ki artık hakikaten yoruldum.

Falanca kişi neden böyle yaptı?

Filanca cemaatin sonu ne olacak?

Abi bunların gidişatı nereye?

Gibi benim kanaatimce faydadan uzak mevzularla karşılaşıyorum.

Arkadaşlar,

İnanın kendi perişan hal ve gidişatımı tanzim etmek ve gerek Afrikalı kardeşlerimle gerekse Afrikalı olmayan kardeşlerimle dünya ve ahirete medar olacak işlerle meşguliyetlerimiz vaktimizi oldukça dolduruyor.

Tabiki vaktim ve enerjim tüm kardeşlerime feda olsun. Ancak geçmişin dedikodularıyla ve tesir alanımızın dışındaki işlerin faydasız kritikleriyle vakit geçirecek kadar zaman zengini değilim.

Yukarıda arzettiğim gibi bu işler malayani kategorisinde işler benim için.

Sizlere de gereksiz mevzularla vaktinizi öldürmenizi tavsiye etmem.

Yoldan çıkmış yolların hâlâ zihninizi meşgul etmesine, lisanınızı işgal etmesine izin vermeyin derim.

Zira ümmetçe üstesinden gelmemiz gereken çok daha büyük problemlerimiz.

Neyse.

Bu hafta asıl mevzum iletişim dünyasındaki gafletimiz ve avucumuzdan uçup giden evlatlarımızla ilgili olacaktı.

Şu bir türlü kendimize benzetemediğimiz(!) geleceklerinden endişe ettiğimiz evlatlarımız.

Şimdilik bu mühim meseleyle ilgili aşağıdaki sual ve cevaplarla yetinmek istiyorum.

Daha sonra bu hayati konuyu işleriz inş.

Zira mesele çok büyük ve mühim.

Ancak toplumca, milletçe bir uyanış gerçekleştirebilirsek sonuca ulaşabileceğimiz çapta bir mesele.

Buyurun.

Ey nefsim ve evlatlarından şikayetçi olan müslüman anne ve baba!

Bugün karşı yakanın adamları çocuklarımızı elimizden alırken üzülmeye hakkın yok.

“Vahşi Batı” bâtıl dâvâsında olabildiğince çalıştı ve çalışıyor.

Sen ne yapmaktasın?

Mesela son yüz yıldır bilim ve teknolojide var mısın?

Hayır.

Sanatta var mısın?

Hayır.

Eğitimde var mısın?

Hayır.

Edebiyatta var mısın?

Hayır.

Şiirde var mısın?

Hayır.

Sinemada var mısın?

Hayır.

Tiyatroda var mısın?

Hayır.

Müzikte var mısın?

Hayır.

Resimde var mısın?

Hayır.

Medyada ve sosyal medyada var mısın?

Hayır.

“Varım” diyorsan, hani çocuklarının okuyup hayran olacağı kitapların nerede?

Nerede gençlerimizin örnek alacağı göz kamaştıran şahsiyetler.

Hani bizim içimizden yetişmiş süper kahramanlarımız?

Nerede dünya çapında edebiyatçılarımız, şairlerimiz, sinemacılarımız, aktörlerimiz, musikişinaslarımız, ressamlarımız, fikir adamlarımız, din adamlarımız, filozoflarımız, bilim adamlarımız?

Toplumun dikkatini çeken, fikrini celbeden, kültürünü şekillendiren hangi meselede ne kadar söz sahibisin?

O halde ağlama ve ayağa kalk.

Bahaneler hiç bir başarısızlığın bahanesi olamaz.

“Şeytanının” oyununa gelme.

Tembel olma.

Evladın için nasıl iyi bir anne baba olursun onu düşün.

Öğrencilerin için “nasıl iyi bir öğretmen” olabilirsin onu düşün.

Düşmanlarını hor görmekle, onları kötüleyip durmakla vaktini harcama.

Düşmanların senin rakiplerindir.

Düşkünlüklerin senin düşmanındır.

Çalış.

Gayret et.

Ve aklını “akıllıca “kullanmaktan korkma.

Zaman hızla akıp gidiyor.

“Düşünen, idealist ve akıllı bir müslüman” olsan da hayat geçiyor, olmasan da…

Sen, izzet ve haysiyet sahibi olmayı tercih et; düşünen ol, büyük idealler edin, hayaller kur, planlar yap, yüksek seciyeli bir insana dönüş ki evlatların seni örnek alsın, hayatın şerefle dolsun, zamanın inanç ve huzurla bereket bulsun.

  • Hasan Yılmaz

    Güzel kardeşim,arkadaşım,dostum,değerli fikir ve ilim adamı ,Rabbim seni korusun ,davanda galiplerden eylesin.

    Eylül 27, 2019 at 10:56 am Cevapla
  • Osman Kayacan

    Kalemine ve yüreğine sağlık.
    İslami felsefe yapacak çevre bulmakta bile zorlanıyoruz. Allah Celle Celalehu herkese hayrlı komşular ve dostlar nasip etsin inşAllah!

    Eylül 27, 2019 at 11:00 am Cevapla
  • Devletli Mustafa Karal

    Bereketli olsun inşallah muhterem abim.

    Eylül 27, 2019 at 11:20 am Cevapla
  • Nizamettin Gümüş

    Birçok kişinin ağzından aynı cümleyi defalarca duyuyoruz: “Bizde adam yetişmiyor abi.” Tam bir yavuz hırsız cümlesi.

    Evet çünkü yetişmesine izin vermiyoruz. Yarın bir gün bizden iyi olup yerimizi alacak diye ödümüz patlıyor. Çünkü her şey bizim olsun istiyor ve ihanet ediyoruz.

    İşinde çok başarılı kaç arkadaşımın harcandığına, mesleğiyle alakasız işler yapmak zorunda kaldığına şahit oldum artık sayısını tutmuyorum. Amirinin kendisine “bu kadar kaliteli işler yapma, daha düşük işler yap” dediğini biliyorum.

    Kafa bu, vizyon bu, ufuk bu.

    “Bırakın kendi göbeğimizi kendimiz keselim” diye çaba sarf edilince önlerine çekilen setler, istenen referanslar, oluşturulan imkansız koşullar sadece benim bildiğim onlarca yetenekli genci yok etti.

    Hâlâ da aynı.

    Hiç bir alanda yokuz. Çünkü kendimiz olamadığımız gibi başkasının da olmasına müsaade etmiyoruz.

    Her alanda varız. Çünkü ümmet-i muhammed’in bizimkinden başka evladı yok..

    Selâmlar, sevgiler kıymetli ağabeyim..

    Eylül 27, 2019 at 12:19 pm Cevapla
  • Önser yeğin

    Ne diyeyim Allah razı olsun kardeşim çok güzel bam teline dokunmuşsun.

    Eylül 27, 2019 at 3:12 pm Cevapla

Yorum Yaz